Alarko Carrier Hastaneler Tarafından Tercih Ediliyor

13 Şubat 2014 Perşembe
Alarko Carrier, hastanelere yönelik klima ekipmanları satışında tercih edilen markalardan biri haline geldi. Alarko Carrier, Türkiye’deki hastanelerin %40’ına sunduğu ürünlerle, büyük sağlık gruplarının çözüm ortağı oldu. Türkiye’nin 54 şehrinde, özel ve devlet hastanelerinin yanı sıra geniş yelpazedeki sağlık kuruluşlarıyla işbirliği yapan marka; Türkiye’de 342, yurtdışında ise Nijerya’dan Rusya’ya kadar 14 ülkede 34 hastaneye klima ekipmanı sağlıyor. Konuyla ilgili bilgi veren Alarko Carrier Genel Müdürü Önder Şahin, “Ülkemizde sağlık sektöründeki özel yatırımların artması, şehir hastaneleri projesi ve yatak sayısının henüz yeterli olmaması sebebiyle, sektöre yönelik klima ekipmanları satışında önümüzdeki dönemde artış bekliyoruz. Sunduğumuz kaliteli ve yüksek teknolojiye sahip ürünlerle, Türkiye’deki büyük hastane grupları tarafından tercih ediliyoruz. Carrier 39 HQ klima santralımız en çok aranan ürün olarak dikkat çekerken, ameliyathane klimamız Tecnair H serisi ise %100 temiz hava sağlama özelliğiyle avantaj sağlıyor.” diye konuştu.
Devamını oku »

Klimalar Çevreyi Kirletiyor Mu?

Klima dış ünitesi çevre kirliliğine neden oluyor. İ.Halil ALTUNDAĞ / özellikle ahmet bahçıvan iş merkezi önünden geçenler klima dış ünitesinden damlayan sudan rahasız oluyor, insanların üzerine damlayan klima dış ünitelerinden sızan sulara yönelik bir tedbir alınmıyor, vatandaşlar kentin çeşitli bölgelerinde klima dış ünitelerinden sızan su dolayısıyla mağdur oluyor, klima dış ünitelerinden damlayan su dolayısıyla rahatsız olan Ömer olguner,"kentin en önemli mekanlarını kullanan insanlar üzerlerine damlayan su yüzünden kirleniyorlar, sadece vatandaşlar değil yollar da kirleniyor, kimse şimdiye kadar bu tedbirsizlik için ses çıkarmamış olabilir, fakat bu önlemi almayan yetkililer bir gün davalık olabilir, insanlar bir iş görüşmesine gidiyor olabilir, üzerine damlayan su sonucu neden mağdur olsunlar ki. Şanlıurfa büyükşehir olacak, ama bu sorun köyde bile yok.
Devamını oku »

Romatizma Hastaları Klimaya Dikkat Etmeli

Romatizma hastalarına klima uyarısı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Yahya Kemal Burkan, aşırı sıcakların görüldüğü yaz aylarında yoğun klima kullanımının, romatizmal rahatsızlıkları bulunanlara ve büro ortamında çalışan kişilere ciddi zararlar verdiğini söyledi. Ekleminde romatizmal yatkınlık olan kişilerin klimalı ortamda kalmasının kişiyi daha çok etkileyeceğini belirten Uz. Dr. Burkan, kişinin buna bağlı bir alt yapısının olduğunu kaydetti. Uz. Dr. Burkan, "Gün boyunca aşırı klimalı ortamda kalınca, ister istemez eklem ağrıları, kas ağrıları, tendon ağrıları artabilmektedir. Bu nedenle bu kişilerin uzun süreli klimalı ortamda kalmaktan sakınmaları gerekir. Bürolarda çalışanlar, bankacılar, bilgisayar başında çalışan operatörler gibi çalışanlar zaten uzun süreli oturmanın zararlarına maruz kalabilmektedir. Bunun yanında bir de gün boyu klima altında kalmak bu kişiler için iki kat bir zarara sebebiyet vermektedir. İşte iki risk faktörü art arda gelince şikayetler daha kaçınılmaz oluyor. Zaten kaslar ham ve yumuşak bir yapıda olduğu için ani bir hareket, refleks, işte yere düşen bir kalemin ani bir şekilde alınması bile bir tutulmaya sebebiyet verebilir. Bunun için ani ve ters hareketlerden sakınmakta fayda var" diye konuştu.
 Olay Gaziantep
Devamını oku »

Klimalar Hakkında Bilgilendirme

Alıp kullandığımız araç, eşya ve cihazlar hakkında kulaktan dolma bilgilere sahibiz. Ama bunları, doğru mu yanlış mı olduğuna bakmadan bir başkasına aynen aktarırız. Alışverişte, genellikle komşu, arkadaş ve akrabaları taklit ettiğimiz halde tercihlerimize çok güveniriz. Aldıklarımızla övünürüz! Klimam en iyi markadır. Kışın çok güzel ısıtır, elektriği de az harcar. Televizyonumun görüntüsünün üzerine yoktur! Arabam, benzini adeta koklar. Şu marka yaramaz ama bu evladiyeliktir... Acaba? Kısacası, en kaliteli uydu alıcısı, en sağlam ayakkabı, en dayanıklı mobilya, en güzel libas, en hijyenik gıda, en doğal ürün... vs. hepsinde en iyisi bizim tercihimzdir, diğerleri kakadır. Bazılarımızın, vazgeçemediği bir marka takıntısı vardır. En sağlamın ve en mükemmelin onda olduğuna inanır ve inandırır. Kimileri, benzer ürünleri daha ucuza alanları küçümser. Çin malı diye dudak büker, burun kıvırır. Çünkü, hemen her markanın Çin'de fason üretim yaptırdığından, kendi kullandığının da aynı ülkenin malı olabileceğinden haberi yoktur. Bu nedenle, bildiklerimizin ve tercihlerimizin sağlam zemine oturmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz Bana göre ucuzluğunu, bir ürünün adiliğine, pahalılığını da kalitesine yormak, insanımızın alüminyum alaşımlı otomobil jantlarına, "çelik!" demesi kadar anlamsızdır. Alüminyum ağırlıklı bir metal olduğu çıplak gözle bile farkedilebilen bir janta "çelik" diyen vatandaşın, diğer konulardaki fikirlerine de ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Alıp kullandığımız ya da alıp kullanmayı düşündüğümüz ürünler, bir çok firma tarafından imal edilip pazarlanmaktadır. Piyasada, değişik markaların aynı özelliklere sahip benzer ürünleri vardır ve bunlar farklı fiyatlarla satılmaktadır. Bir ürünün yeni bir modeli çıktığında, bir önceki hala satılamamışsa fiyatı kesinlikle düşer. Ayrıca hemen her markanın, ucuzdan pahalıya doğru giden bir ürün yelpazesi bulunur. Vatandaş, artan fiyatların genellikle malın kalitesiyle bağlantılı olduğunu düşünür. Bunda bir miktar doğruluk payı olsa bile, ürünün ederini yükselten asıl sebep modeli ve ilave özellikleridir. Mesela, aynı kalitede malzemeyle, aynı boyut ve standartlarda üretilen bir otomobil modelinin bazıyla en üst versiyonu arasında 15- 20 bin lirayı bulan fiyat farkı vardır. Bunun sebebi araçta kullanılan malzemenin kalitesi değildir. O modele (bazan motor dahil) eklenen ilave özelliklerdir. Son bir aydır inverter klimalarla ilgileniyorum. Daha önceden evine bunlardan taktırmış olan tanıdıklara, soğuk havalarda yeterli verim alıp alamadıklarını ve bir ayda ne kadar elektrik tükettiklerini soruyorum. Cevap genellikle, "az elektrik ve çok ısınma" oluyor. Yani ölçü, hesap ve detay yok. Buna rağmen bu ifadeler, evimdeki klasik klimayla aramı giderek açıyor. Çünkü anlatıklarına baktığımda benimki, onlarınkine göre fazla enerji harcıyor. Üstelik, kışın yeterli ısıtma yapamadığından yalnızca yazın kullanılıyor. Her daim işe yarayan ve az elektrik tüketen cihazlarla kıyasladığımda, temmuz ve ağustos ayları dışında, evimin salonunda büyükçe bir duvar süsü olmaktan öte bir işlevi bulunmuyor. Elektrikle çalışan cihazların harcadıkları enerji ile ürettikleri iş arasında belli bir orantı olduğunu/olması gerektiğini tahminen de olsa biraz biliyorum. O nedenle, anlatılanları abartılı buluyorum ama bir çok insan gibi ben de reklamların ve pahalı inverter klima kullananların etkisinden kurtulamıyorum. İnverter klimalar konusundaki (çok az harcıyor) iddiaları tam tamına gerçeği yansıtmasa bile adamlar, en azından benim gibi odun, kömür parası vermiyor. Kül döküp kova doldurmuyor. Her akşam 17 ile 18 saatleri arasında soba yakma merasimi yapmak zorunda kalmıyor. İs, pas nedir bilmiyor. Basıyor kumandanın tuşuna, bakıyor keyfine. Ben de aynısını yapsam kötü mü olur? Yaşadığım yığınla zihinsel ve parasal gelgitten sonra, birkaç markanın internet sitesine şöyle bir göz attım. Elektrik tüketiminde en cimri olduğu söylenen markalar da dahil olmak üzere bir çok klima modelini inceledim. Ancak aralarında, öyle anlatıldığı veya inanıldığı gibi 100 Watt (1) elektirik harcayıp, 1000 Watt'lık enerji veren sihirli cihaza rastlayamadım. Az farklarla hepsinin ana özelliği şu; ne kadar köfte, o kadar ekmek! Aşağı yukarı hemen her marka klima normal şartlarda, (diyelim) 18.000 BTU'luk (2) bir verim karşılığında, 1500 ila 1650 watt arasında elektirik harcıyor. Bu tüketim, hava şartlarına göre 2000 watt'a veya daha üzerine kadar çıkabiliyor. Yani dış hava ısısı 28 dereceyken, 22 derecelik bir oda sıcaklığı istediğimizde klimamız 1500 watt elektrik tüketiyorsa, dış sıcaklık 35 dereceye çıktığında aynı cihaz, aynı miktar soğutma için daha fazla enerji harcıyor. Klasik klimalarda, yeterli ısıtma veya soğutma sağlanınca kompresör duruyor, ısı seviyesi değiştiğinde yeniden çalışıyor. Kompresörün, bu dur kalklarda azami elektrik tükettiği söyleniyor. İnverter klimalarda ise kompresör, istenilen sıcaklık seviyesine gelince durmuyor. Düşük devirde asgari elektrik tüketerek çalışmaya devam ediyor. Böylece oda içindeki ısı miktarı fazla değişmemiş, klima da fazla enerji tüketmemiş oluyor. Bu iddianın doğruluk derecesini kullanmadan anlamam mümkün olmadığından inverter takıntım devam ediyor. Klimaların detaylı özellikleri, (bazı markalar hariç) üretici/satıcı firmaların internet sitelerinde bulunmaktadır. İsteyen, cihazlara ait teknik özellikleri buralardan öğrenebilir. Esasen eş, dost tavsiyesi insan için moral destektir. Fakat, her şeyi bu yolla almak pek te normal değildir. Eğer tavsiye yerine araştırmayı yeğlerseniz, cihazların resimleriyle birlikte sunulan teknik bilgiler doğruysa, (ki, öyle olması gerekir) aynı özelliklere sahip inverter bir klimayı ünlü markaların yarı fiyatına alabilirsiniz. Diyelim almak istediğiniz klima 18.000 BTU olsun. İstediğiniz özellikler ne olacaktır. Az elektirik harcasın, çok verimli yani A sınıfı veya A+ olsun, ısıtma ve soğutma aralığı geniş olsun. Bu durumda, önünüzde aşağıdakine benzer tablolar göreceksiniz: İnverter klima BTU Değeri: 18.000 (5.100 Watt) soğutma BTU Değeri: 18.500 (5.300 Watt) ısıtma Enerji Sınıfı: A, +40 derecede soğutma Enerji sınıfı: A, -15 derecede ısıtma Tüketim: Isıtmada 1500 Watt Tüketim: Soğutmada 1600 Watt EER (soğutma): 3.21. Çekilen akım: 7.5 A COP (ısıtma): 3.61. Çekilen akım: 6.8 A Ben bu tabloyu şöyle okuyorum. Bu klima, üretici firmanın baz aldığı bir sıcaklık derecesinde 1600 watt elektrik tüketimine karşılık 18.000 BTU, luk yani 5.100 wat'a eş bir soğutma yapmakta ve bu esnada 7.5 amper akım çekmektedir. EER değeri 3.20 den fazla olduğu için A sınıfıdır. Gene bu klima, üretici firmanın baz aldığı bir ısı seviyesinde, 1500 wattlık enerjiyle 18.500 BTU'luk yani (5.300) wattlık bir sıcaklık üretmekte ve bu sırada 6.8 amper akım çekmektedir. COP değeri 3.60 ın üzerinde bulunduğundan ısıtmada da A enerji sınıfına girmektedir. Eğer bu tablo sizi tatmin etmezse başkalarına bakar, en uygun gördüğünüzü seçebilirsiniz. Anladığım kadarıyla klimalarda EER ve COP değerleri çok önemlidir. EER: "Energy Efficiency Ratio" yani "Enerji Tasarruf Oranı" demektir. Bu oran yükseldikçe, cihazın elektrik harcaması düşer, soğutması da artar. Aynı biçimde COP ta: "Coefficient of Performance" yani "Performans Katsayısı" anlamına gelir. "Klimanın 1 birim enerjiyle kaç birim ısı değeri ürettiğini ifade eder." EER si 3.20 nin, COP u da 3.60 ın üzerinde bulunan klimalar A enerji sınıfına girer. Bu değerler ne kadar yüksek ise, klimanın performansı da o kadar iyi sayılır. (3) Bir kaç gün önce, teknik verileri ve özellikle de fiyatları göz önüne alarak markalar arasında bir araştırma ve kıyaslama yaptım. Tabi ki, her klimanın bir diğerine göre artı ve eksi yönleri var ama bunu, cihazların yan tarafındaki fiyatlarla karşılaştırınca tercihimi ucuzdan yana kullandım. Yaklaşık 1600 watlık harcamaya karşılık 18.000 ila 20.000 BTU luk performans üreten, ısıtması ve soğutması A sınıfı kabul edilen, -15 le +50 derece arasında iş gördüğü belirtilen bir inverter (4) klimayı benzerlerinden çok daha ucuza sipariş verdim. İnsan, cihazın altına sıralanmış teknik verilere bakarak fiyat ve verim açısından en iyisini seçmeye çalışsa bile gene de isabetli bir tercih yapıp yapamadığından emin olamıyor. Benzer cihazlar arasındaki büyük fiyat farkı, ister istemez ucuz olanı şüpheli hale getiriyor. Ancak ben gene de üreticilerin belirttiği teknik verilere itibar etmenin vatandaşın tavsiyesine uymaktan daha isabetli olacağını düşündüm ve ucuz olanda karar kıldım. Bir de alacağınız klimanın BTU değeri odanızın büyüklüğüyle orantılı olmalıdır. Bunu kısaca, BTUx2= ? şeklinde hesaplayabiliriz. Yani 18. 000 BTU'luk bir klima, 18x2= 36 metrakarelik bir mekan için ideal demektir.

Hüseyin Atacan

http://blog.milliyet.com.tr/huseyinatacan

Hüseyin Atacan

http://blog.milliyet.com.tr/huseyinatacan
Devamını oku »

Mitsubishi Klima Japonya'ya Uçuruyor

Üstün ve öncü teknolojisiyle Mitsubishi Electric Klima Sistemleri, hem ısıtmada hem de soğutmada A+++ enerji sınıfında yer alan Yeni Kirigamine Klimaları'na özel bir kampanyaya imza atıyor. Mitsubishi Electric tarafından Japonya'da ferah havasıyla ünlü Kirigamine Tepeleri'nden ilham alınarak geliştirilen Yeni Kirigamine Klimalar'dan 15 Mart 2014 tarihine kadar satın alan 10 talihli Japonya seyahatine gitmeye hak kazanacak. Milli Piyango İdaresi tarafından yapılacak çekilişle belirlenecek 10 şanslı kişi için 27 Mayıs - 2 Haziran 2014 tarihleri arasında düzenlenecek Japonya seyahatinin rotasında; ülkenin en gözde şehirleri Tokyo, Shizuoka, Osaka ve Kyoto, Mitsubishi Electric Fabrikası ve tabi ki Kirigamine Tepeleri ile Kirigamine Müzesi olacak. Mitsubishi Electric'in Yeni Kirigamine Klima'ya özel Japonya tatili kampanyasını kazananlar, seyahat boyunca dünyanın en büyük kenti Tokyo, Fuji Dağı ile ünlü Shizuoka, Japonya'nın başkenti Tokyo'ya taşınmadan öncesine kadar ülkenin merkezi rolünde olan Osaka ve dünya miras alanı ilan edilen Kinkakuji Tapınağı'na sahip, geleneklerin beşiği olan eski başkent Kyoto şehirlerini keşfedecek. Gezi boyunca Fuji Dağı, Hakone volkanik manzarası, antik kraterlerin bulunduğu Owakudani, Ashi Gölü, Osaka Kalesi, Nakanoshima Gölü, Kinkakuji Tapınağı, Kyoto İmparatorluk Sarayı, Heian Jingu Mabedi gibi Japonya'nın pek çok önemli ve tarihi yeri görülecek. Gezide 90 yıldır çığır açan yeni teknoloji ve ürünleri hizmete sunan Mitsubishi Electric'in Tokyo'da bulunan binası ve Shizuoka'daki fabrikası da ziyaret edilebilecek. Talihliler ayrıca Mitsubishi Electric'in Kirigamine Serisi Klimaları'na adını veren ferah havasıyla ünlü Kirigamine Tepelerine giderek buradaki manzaranın ve özel havanın tadını çıkaracak.

Devamını oku »